
Ağırlık çöküyor yavaş yavaş , boynum başımı tutmakta zorlanıyor..Direniyorum , direncim gözlerime yetmiyor..Biri kapanıyor , diğerini açık tutmak için zorluyorum kendimi..Ya durağı kaçırırsam ??
Bambaşka hayatların izini taşıyor , gözümün önünden yavaşça akıp giden yol ile aramdaki puslu cam.Kiminin el kiminin saç kiminin yanak izi , kiminin alın lekesi…Lekenin altındaki hayat hikayesi …Kadını erkeği , çoluğu çocuğu , işsizi avaresi , evlisi bekarı , aşığı yalnızı , mutlusu üzgünü , genci yaşlısı , acısı ve tatlısı….Düşündükçe direncim azalıyor…..
Ha bir gayret başımı kaldırıyorum , azıcık diğer insanları seyredersem açılırım diyorum.Ayakta güç bela tutunan yaşlı bir adamın lacivert düğmelerine takılıyor gözüm , istem dışı hemen başımı çeviriyorum ters yöne..
Sadece birkaç saniye sonra , göz göze gelseydik kalkmak ve yer vermek zorunda kalacaktım diye geçiriyorum içimden.Utanıyorum….Oturduğum yere mıhlanmış kendimden utanıyorum ; halbuki toplu taşıma araçlarında epeyce yaşlısını , hamilesini , küçük çocuklusunu gördüm müydü ilk ben yer verirdim ya kalkamıyorum yerimden…Üzerimdeki şeytani ağırlık hepten çullanıyor.
İki üç dakika sonra yanımdaki kızcağız kalkıp lacivert düğmeli yaşlı adama yer veriyor.Oturur oturmaz yüzündeki tonton dede gülümsemesi ile ;
- Yanına bir dede otursun ister misin ?
- Efendim ?
- Yanına yaşlı bir dede otursun ister misin ?
- Tabii ki , rica ederim , buyrun …
Başımı tekrar cama çevirip düşünüyorum ; kesin onu görmezden geldiğimi gördü !!
- Esenler’e gidiyor mu bu ?
- Evet gidiyor..
Vicdanımı sızlatmak istercesine dirseği ile beni dürterek devam ediyor ;
- Oralı mısın ?
- Efendim …
- Orda mı oturuyorsun ?
- Yok , hayır..Esenler’e gelmeden ineceğim.
- Buralarda mı çalışıyorsun ?
- Evet..
Sesim kısılıyor , çatallanıyor , yaşlı ve tonton bu adamla konuşurken esmer kır saçlı kırklarında yakışıklı bir adamla konusurcasına tutuklanıyor dilim………
Minibüs hareket edeli daha on dakika olmasına ve minibüsün Esenler’e varmasına aşağı yukarı kırk beş dakika olmasına rağmen , lacivert düğmeli tonton adam sessizce yanımdan kalkıyor.Kapıya doğru yanaşırken arkasından bakıyorum , aniden vicdanıma oturduğu gibi aniden iniyor minibüsten.Daha Esenler’e çok vardı diye geçiriyorum içimden…….
Lacivert düğmeli tonton adamın vicdanıma koyup kaçtığı yumrukla öyle bir mücadeleye girmişim ki ; daha bende anısı tazecikken boşalan yerine hamile bir kadın güç bela atıyor kendini……
Görmedim bu sefer gerçekten görmedim , görseydim size muhakkak yer verirdim demeye yelteniyorum ama dilim hala tutuklu………………………………………..
****
Yazının
ruhikizimce ana fikri ;
VİCDAN KİŞİSEL BENCİLLİĞİMİZİN DÜRÜSTLÜK ÖLÇÜSÜDÜR.
************