ANA YEMEKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANA YEMEKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2008 Pazartesi

DİŞİ KUŞLAR VE TAZE DAMATLAR KAHVALTISI


Çekirdek ailemin kız tarafı dişi kuşları ve taze damatlarımız , cumartesi kahvaltı sofrasında evimi şenlendirdi.

Annem , teyzem , kayınvalidem , kız kardeşlerim , kuzenlerim , kız kardeşimin eşi , kuzenimin önümüzdeki ay sözleneceği taze damadımız ve tabiiki Arda paşam..



Kahvaltı daveti hazırlıklarına yine birkaç gün önceden başladım.Niyetim bahar konseptine uygun ve poğaça börek gibi çeşitlere yer vermeyerek , kahvaltılıklarla bezenmiş bir sofra hazırlamaktı.
Resimler cumartesi sabahı son hazırlıkları tamamlamak için sabah erken çekildiğinden sofranın son halinden daha yalın duruyor ama içime sinen bir sonuçla ağırladım misafirlerimi.


Sabahın 9:00 unda ofise gelmeden önce , 11 lik topuklu ayakkabılarımla gökte ararken yerde bulduğum tabak takımları ve Bernardo Home dan aldığım runnerlı keten masa örtüsü tam istediğim gibi bahar konseptine uygun oldu.



Kahvaltılık çeşitlerinin sunumuna ağırlık verdiğim sofrada ayrıca daha önce yayınladığım Limonlu Muffinler ve Evcilikimin tavsiyesi üzerine pırasalı lor peynirli muska börekleri vardı.


Muska böreklerinin iç harcı ; lor peyniri ve incecik minicik doğranmış çiğ pırasa.

Uzun şeritler halinde kestiğimiz yufkalara erimiş tereyağı ve az su karışımı sürüyoruz.

Şerit yufkaların üzerine iç harcımızdan koyup üçgen üçgen muska şeklinde sarıyoruz.

Çok az açtığımız musluğun altında sarılmış böreklerimizi nemlendirip , çırpılmış yumurtaya ardından galeta ununa bulayarak , üzeri kızarana kadar fırınlıyoruz.

Kabul ediyorum ; çiğ pırasa ve peynirli börek fikri bende her ne kadar tedirginlik yarattıysa da misafirlerim tarafından tam not aldı.

Muska börekleri teeekkk teekkk sararken adını sık sık zikretmeme !! rağmen fikir için teşekkürler Evcilikim !!

****

08 Nisan 2008 Salı

BULGUR SALATASI

Bir sıcak var dışarıda yazı fısıldar gibi
Nerden çıktın karşıma kışı özlerim sanki
Hem güzel hem değil afakan basar gibi
Yine geceler ağır olacak sabaha kadar
Tatile ihtiyacım var ama nereye kadar

Sıcaklar geliyor eyvah çok bunalıyorum
30 yaş sendromuna girdim eyvah kendimi tutamıyorum
Sıcaklar geliyor eyvah çok bunalıyorum
30 yaş sendromuna girdim eyvah kendimi tutamıyorum


*****
Genel bir durum değerlendirmesi yapmak gerekirse yukarıdaki uyarlama yeterli izahatta bulunacaktır.O yüzden hemen konuya giriyorum ; bulgur salatası nerden mi çıktı ???

Buzlukta bekleyen kullanıma hazır halde paketlenmiş kısırlık bulgur ; doğranmış kırmızı biber-çarliston biber-salatalık-taze nane ile buluşturuldu , 5-6 çorba kaşığı kadar kışın hazırladığımız domates sosu , zeytinyağı , tuz ve bol limon suyu ile tatlandırıldı , hafif kısımtırak bir salata elde edildi ve ekşi krizinin bastırılmasına hikmeten ortaya çıktı..




Efenim bu da , zeytiyağında pişirilmiş 2 adet orta boy yumurtanın ; evin paşasına süpriz olsun diye süslenmiş hali..Arda'nın , yumurta adamın gözlerine ekmeği bandıra bandıra yemesi görülmeye değerdi..

Her türlü besini , bu tip ufak uyarlama ve süslemelerle , yemek ile arası olmayan çocuklara tattırmak mümkün..Zafere giden yolda herşey mübahtır :)


****
***
**
*

29 Ocak 2008 Salı

GEÇİYORDUM ; UĞRADIM .....

& & &

Özledim bloğumun kokusunu özledim
Özledim sımsıcak bloggerleri özledim
Özledim ziyaretleri o yorumları özledim
Bitmedi işlerim yoğunluğum bitmediiiii !!!

& & &

Camdan yağan karı seyre dalmışken , huzur içinde yakaladığım bir kaç dakikalık boşluğu değerlendirmek , " buralardayım " diye ses vermek adına ; kısa bir geçen zaman değerlendirmesi yapmak istedim..

Yoğun günler devam ediyor..

26.01.2008 - Cumartesi günü ; yaklaşık 200 kişinin gelip geçtiği , ofisin botanik bahçesine döndüğü ve şık bir kokteyl ile oldukça hareketli bir açılış yaptık.

Amma velakin ben hala eski çalıştığım firmanın tasviye işlemleri ile debelendiğimden , yeni ofisimde icraate başlayabilmiş değilim orası ayrı mevzu..Sanırım bu gidip gelmeler , bir oraya bir buraya koşturmalar aşağı yukarı 1 hafta daha sürecek.

Bilişim ve teknoloji anlamında her türlü donanım ve hizmeti sunacağımız ofisimizin reklamını ilerleyen günlerde yapacağım ve hayırlı olsun ziyaretlerinizi dört gözle bekleyerek , şeref duyacağım :)

Efeniiimmmm !! Bu arada ben boş durmadım..Birde davetli ve gönüllü örtmen olaraktan Mutfak Okulu'na konuk oldum..

Sevgili Zerrin'in prodüksüyonunu üstlendiği bu projenin ; mutfakta yeni olanlara çok faydalı olacağından eminim...Lezzetli ve pratik tariflerin , detaylı bir şekilde adım adım resimlerle yayınlandığı derslere bir göz gezdirmeden geçmeyin..

Mutfak Okulu Ders-3 te tarifini verdiğim " Fırın Makarna " yı şiddetle tavsiye ederim..




Bir süre daha sizleri sessiz sessiz takip edeceğim..

Gidişim suskun olmuştu ammaaaa dönüşüm muhteşemmmm olacakkkkkkkkkk !!!

***





22 Kasım 2007 Perşembe

FIRINDA ÇİNEKOP - Denizden babam çıksa diyenlere....



Haftada en az iki kez balık yiyorsanız, sağlığınızı koruyorsunuz demektir. Yapılan araştırmalar düzenli olarak balık yemenin fiziksel ve ruhsal sağlığımıza iyi geldiğini gösteriyor.En sağlıklı besin ; balığın faydalarını buyrun birde burdan inceleyin..

Mevsimine göre bizde haftada en az iki kere balık tüketmeye özen gösterenlerdeniz.Hemen hemen her balık için farklı pişirme ve kızartma yöntemleri var..

Mesela bol mısır unuyla kızarmış hamsi bizim baştacımızdır..Tadına hiç bakmamış olsamda tuzlu palamut ( haşlama ) eşimin ailesi tarafından vazgeçilmezdir..Benimse vazgeçemediğim , tavuk etli dedikleri ; lüfer - mezgit ve palamut..

Haftasonu sofralarında balık tüketmek isteyenlere alternatif bir pişirme yöntemi ;

Bol zeytinyağı , minik minik doğranmış bol sarımsak , kırmızı pul biber , kekik ve tuz bir kapta karıştırılır.

Ayıklanmış ve yıkanmış balıklar bu karışıma iyice bulanarak yağsız fırın tepsisine dizilir.

Artan yağlı harç , tepsideki balıkların üzerine gezdirilerek 180-200 derece fırında pişirilir.

Çinekopla da fena olmadı ama kabuksuz balıklara bu sos ile pişirme yöntemi daha çok yakışıyor ; dilimlenmiş palamut , fileto mezgit gibi....

Tabii bu arada bu pişirme yöntemin de mutfağın , balığı ızgara yada tavada pişirdiğimiz gibi kirlenmemesini de göz ardı etmemek gerekir..

Kimse ben balık yemem demesin !! Her damak tadına uygun bir tür ve pişirme yöntemi muhakkak var !!!



****

09 Kasım 2007 Cuma

KREMALI SEBZE ÇORBASI




MALZEMELER ;

2 adet orta boy kabak

2 adet havuç

2 adet orta boy patates

1 adet orta boy dolmalık kırmızı biber

2 kaşık tereyağı

2-3 çorba kaşığı un

1/2 paket sıvı krema ( 100 ml. )

Yeteri kadar soğuk su

Tuz , pul biber

***

Tenceremizde erittiğimiz tereyağımızda unumuzu hafif rengi dönene kadar kavuruyoruz.

Rendeleğimiz kabak , havuç , patates ve kırmızı biberi ekleyip 5 dakika daha kavurduktan sonra üzerine sıvı kremamızı , tuzumuzu ve yeteri kadar suyumuzu ilave edip , kısık ateşte sebzelerimiz yumuşayana kadar pişiriyoruz.

Arzu edilirse , pişirme esnasında bir miktar kırmızı pul biber ilave edilebilir.




22 Ekim 2007 Pazartesi

TAVUK SUYU ÇORBA


Sımsıcak ve huzurlu bir hafta geçirin diye...

Sonbaharın ayazında yaz günlerini özlemeyin diye...

Yaklaşan kışın tadını taaaa yüreğinizde hissedin diye...

İçiniz ısınsın diye...

Kış çocuğundan size...

Tavuk suyu çorba hediye...

****

Hemen hemen herkesin bildiği bu çorbayı sadece hatırlatma amaçlı yayınlıyorum.Onun için miktar belirtmeyeceğim , ben genelde sulu sulu değilde bol şehriyeli halini tercih ediyorum.

**

2 adet butsuz ve kemikli tavuk göğsünü bir miktar tuz ilavesi ile orta hararetli ocakta haşlıyoruz.

Haşlanan tavuk göğüslerinin bir tanesini çorbaya eklemek diğerini de daha sonra değerlendirmek üzere tencereden çıkarıyoruz.

Kaynayan tavuk suyuna , tel şehriye ve tuz ilave ediyoruz ve ocağın altını kısarak pişmeye bırakıyoruz.

Pişmeye yakın çorbamızın içine küçük küçük parçaladığımız tavuk etlerini ekliyoruz.Kısa bir süre daha kaynattıktan sonra çorbamız servise hazırdır.

Pul biber ve limon ilavesi benim için vazgeçilmez bir servis önerisidir.

**

Yoğunlaşan iş trafiğimden dolayı gönderilerimi kısa tutmak ve sizi alıştığınız Burçi enerjisinden mahrum etmek hiç hoşuma gitmiyor ama kısa zamanda kendimi toparlamaya çalışacağım..Söz !

**

01 Ekim 2007 Pazartesi

PİTZA PASTARDA !!

Eşimin dolapta duran sucuklar için gidip gelip " sucuklu yumurta yapalım " talebinden gına gelen bendeniz sucukları nasıl değerlendireceğini birgün önceden sinsi sinsi planlayıp , ertesi gün uygulamaya koydu..PİİTTZZAAAA !!!





MALZEMELER ;

2 adet ekmek hamuru

Salça

Kekik

Rendelenmiş kaşar peyniri

Sucuk

Salam

Biberli yeşil zeytin

Konserve mısır


* Miktarları yine ikram edilecek kalabalığa ve damak zevkinize göre düzenleyebilirsiniz.


Yağladığımız fırın tepsisine elimizi sık sık nemlendirerek fırından aldığımız ekmek hamurumuzu bir güzel yayıyoruz.

Üzerine biraz sulandırdığımız salçamızı sürüp , kekik serpip 170-180 derece fırında yaklaşık 30 dakika kadar hamurumuzu pişiriyoruz..

Pişen hamurumuzun üzerine bir miktar rende kaşar serpip tekrar fırınlıyoruz , kaşarımız eriyince ; hamurumuzun üzerine doğranmış sucuk ve salamımızı yerleştirip tekrar fırınlıyoruz ve fırınımızın ısısını sadece üstten gelecek şekilde ayarlıyoruz.

Salam ve sucuklar kızardıktan sonra üzerine doğranmış yeşil zeytinimizi , mısır tanelerini ve tekrar kekik ilave edip bir 10 dakika daha fırınlıyoruz..

Son olarak ; fırınımızı kapatıyor ve en üste rende kaşar peyniri serperek , kapağını kapattığımız sıcak fırında kaşar peyniri eriyene kadar bekletiyoruz..

Veee afiyetle yiyoruz..


** Sucuklarım yanmış gibi görünse de inanmayın ; tamamen resimlerken ışık oyunlarının azizliğinden kaynaklanıyor..


** İstediğiniz her hangi malzemeleride ekleyebilirsiniz..

23 Temmuz 2007 Pazartesi

HAFTASONU DAVETİNDEN İNCİLER ...

Pazar günü babamlar ve abimleri yemekte ağırladım..Umarım memnun kalmışlardır.Çok ama çok keyifli bir pazar günüydü.. Tekrarını en kısa zamanda temenni ederim...Menüde tatlı yok sanmayın !! Ama hepside bir arada olmaz dimi ? Tatlılar daha sonra..... Cheesecake Tabanlı Çikolata Soslu İrmik Tatlısı ve Tek Kişilik Acıbadem Tadında Rulo Pastalar..


Fırında peynirli ve maydanozlu fodul * sigara böreği...
** Fodul = kısa ve tombul demek oluyoo :)
* Börek için sadece bir dip not ileteceğim ; böreğin harcını koyup sarmadan önce ben üçgen üçgen kestiğim her bir yufka parçasını bol süt ve sıvıyağ karışımı ile bolca ıslatıyorum.Böylece böreğim yumuşacık ve pufuduk oluyor..Anladınız siz nasıl olduğunu :)







Knor hazır köfte harcının arkasında yazan tarife sadık kalarak hazırladığım köfteler ve yuvarlak yuvarlak kestiğim ( çizgi çizgi soydum ) patlıcanları tepsiye sırayla dizdim..Bir patlıcan bir köfte , bir patlıcan bir köfteee :)
Üzerine bol salçalı su gezdirdim..Üstünüde biber ve domates dilimleriyle süsledim.
180 derece fırında pişirdim.








Sarımsaklı yoğurt soslu ; kabak , patates ve havuç kızartması..Hepsini elips şeklinde doğrayıp kızarttım.

* Ben patlıcan kızartması sevmediğim ve zaten ana yemekte mevcut olduğu için patlıcan kızartmadım.







Bir büyük konserve haşlanmış nohut
Taze nane ve maydanoz
Kırmızı biber
Çarliston biber
Kuru soğan
Domates
Kırmızı pul biber
Limon
Zeytinyağı
Tuz
Karışımından oluşan doyurucu bir salata.




Ek olarak ; resmini çekmeyi unuttuğum ama kesinlikle denenmesini tavsiye edeceğim bir pilav tarifi ;

Knor İç Pilav harcı ve yine paketin arkasındaki tarife sadık kalarak hazırlanmış bir pilav :)

** Çalışan bir anne olunca ; lezzetlerin bile her zaman en pratiğini tercih etmek durumundayım ki Ardama da yeteri kadar vakit ayırabileyim.Onun için amannn haa garipsemeyinn !! Ben bu kadarını bile yapabildiğime şaşıyorumm :)