BLOG ETKİNLİKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BLOG ETKİNLİKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2008 Perşembe

ULUSLARARASI ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ/FRİENDSHİP AROUND WORLD AWARD


Önce sevgili Eda , ardından sevgili Butterfly ve son olarakta muhterem ruhikizim tarafından ödüllendirilmişim.Her birine bu özel ödülün dağıtımı sırasında akıllarına geldiğim için ayrı ayrı teşekkür ederim..

Ödülün diğer bloglara paslanması sıra ile gitmediği , herkes birden fazla kişiden alıp daha fazla kişiye gönderdiği için kim ödül almış kim almamış biraz karışmış..

Dolayısıyla benim ödülüm ; Herhangi bir zamanda Bloggera üye olup emeğini ve yüreğini bizimle paylaşan tüm samimi dostlara gitsin ve kendini böyle gören herkes üstüne alınsın lütfen ....

07 Temmuz 2008 Pazartesi

ÇİKOLATALI PARFE - DONDURMA


Ev işleriyle uğraşırken , Arda paşamın sıkıldığını farkettiğim bir gün onu mutlu etmek için ; " Koş koltuğa otur ve gözlerini kapat , sana süpriz yapıcam " demiş ve evde paşamın ağzına layık o gün ne vardıysa allayıp pullayıp , sımsıkı gözlerini kapatmış o küçük adamın duduşuna bir öpücük kondurup tabağı önüne sunmuştum...

Işıl ışıl parlayan gözleriyle bir tabağa bir bana bakıp , ağzı kulaklarına varmış ifadesiyle " Ayy ayy ayyyy !! Anne bu ne güzel olmuşşş !! " diyen o velet sonradan süpriz arsızı olmuş , hergün mütemadiyen ve artık ben demeden , kendiliğinden koltuğa koşup gözlerini kapayıp " Anne !! bana süpriz yap " diyerek beklentisini daha sevimli ve hayır denilemeyecek bir şekilde bana ifade etmeye başlamıştı..

O gün bu gündür bu muhabbet hergün yaşanır ana-oğul arasında ; işten geldiğim günler akşam 1 kere , haftasonu tatillerinde ise canı her istediğinde....

Yukarıdaki karede , geçen haftasonu süprizlerinden Çikolatalı Parfe-Dondurmanın fotograf çekimini beklerken görüyorsunuz paşayı !!!




Tarife gelelim mi ? Hadi sizlerede tatlı bir süpriz olsun bu dondurma formatındaki nefis parfe !!
Unutmadan birde Neslos'un " Yazlık Lezzetler " etkinliğinede misafirliğe gidelim ;

MALZEMELER ;

1 kg süt
1 adet yumurta
5 tepeleme yemek kaşığı un
10 yemek kaşığı tozşeker
1 paket vanilya
1 su bardağı bitter damla çikolata

1 paket kremşanti
1 su bardağı soğuk süt


Süt , yumurta , un , tozşeker ve vanilyayı tencerede buluşturup muhallebi kıvamına gelene kadar pişirip , fokurdatıyoruz..

Soğumaya bıraktığımız muhallebi henüz ılıkken içersine 1 su bardağı damla çikolatamızı ilave edip , ılık muhallebi içinde eriyen çikolatayı kaşık yardımıyla muhallebiye yediriyoruz.

İyice soğuyan muhallebimize ;

1 su bardağı soğuk süt ile hazırladığımız kremşantimizi de ilave ederek karıştırıyoruz.

Tabanını streç filmle kapladığımız borcama karışımı döküp , üzerinide folyo ile kapatıp 1 gece buzlukta bekletiyoruz..

Donan parfemizi ister dilimleyerek , ister dondurma kaşığı ile şekil vererek servis ediyoruz..

Annesi , paşasının süprizini ; dondurma kaşığı ile şekil verdiği parfeyi , kedidili bisküvi - hazır çikolatalı dondurma sosu ve minik pasta süsleme şekerleri ile hazırladı..Buzluktan çıkar çıkmazki soğukluğu geçip birazda yumuşadıktan sonra paşasına ikram etti....


23 Haziran 2008 Pazartesi

CUPCAKE FESTİVALİ !!!!


Kuzenimin sözü için hazırladığım cupcakeler , CUPCAKE FESTİVALİNE ithaf olunur.....

Sevgili Zerrin'e kolaylıklar !!!

Esmerler güzeli kuzenim Gamze'ye ve şirin damadımız Barkan'a mutluluklar diliyorum !
( Resimler bana ulaşınca ; bir kare resimlerini muhakkak ekleyeceğim )

Ruhikizime ; söz gecesi için menü oluşturma esnasındaki fikirleri , desteği ve sabrı için tekrar tekrar teşekkür eder , hergün bloğumu ziyaret edenlerin huzurunda SENİ SEWİOM demekten gurur duyarım !!!!



Cupcake tarifimiz ; Pastacımız'ın " ÇİKOLATALI VİŞNELİ KEKİ "

Daha önce kızkardeşimin kına gecesi içinde kullandığım bu tarifi , bu sefer aliminyum cupcake kaplarında pişirdim.

Kar tanesi kurabiye kupatlarımı ve aliminyum cupcake kaplarına uyum sağlayan gümüş rengi arjantin şekerleri kullanarak süsledim.

Görüntü ve lezzetiyle büyük beğeni kazanan cupcakelerimi ; eşim ve ben gece bitiminde eve döndüğümüzde "sufle" misali kaşıklayarak yedik !!!!




Söz gecesi için ayrıca hazırladığım ; fıstıklı bisküvilerin , meyveli tartoletlerin ve krokanlı kurabiyelerin tarifleri ilerleyen günlerde huzurlarınızda olacak !!!


26 Mayıs 2008 Pazartesi

TÜKKAN'A BLOGGER SHOWEDIIIIIII !!!!!


Efenimmmmmm , geçen haftaların büyük gizlilik içersinde organize edilen velakin son dakikada süpriz olmaktan çıkan :) Fidan'ın baby shower partisi en nihayetinde gerçekleştirildi..



Fikrime destek vererek , tüm hazırlıklar boyunca yanımda olan ve yardım eden sevgili ortağım Esra'ya sonsuz teşekkürler..


Tükkanı ; parti evine dönüştürmemize izin veren , yanımızda olamasa da hazırladığı Baby Shower pastası ile yanımızda olduğunu hissettiren alemin sarı şekerine , tüm o kalabalığa saygıyla katlanan ve yardımlarını esirgemeyen sevgili Sezer'e kocaman sevgiler....





























Tadına doyamadığımız enfes kurabiyeler sevgili Pastacı Kız - Özlem ' den


















Fidan'ı beklerken açlıktan bayılmamızı önleyen minik tuzlu,taze naneli muffinler ve peynirli börekler Esra'dan
















Meşhur bonibonlu kurabiyeler , cüssesine gurban olduğum :) Yasemin'den
















Dereotlu poğaçalar , termal sauna şort hikayeleri ile bloglar alemine taht kuran sevgili Gönül'den
















Tencereden yeni çıkmış nefis zeytinyağlı yaprak sarması sevgili Fadime'den





























Çikolata ve çilek aromalı muffinler bizzat benden
( Tarif ilerleyen günlerde bilare eklenecektir. )


ve resmini çekmeyi unuttuğum havuçlu tavuk salatamız sevgili Eda Suner'den.....


Onca telaşın arasında koştura koştura gelen sevgili Işıl'a ve Müge'ye , geleceğini haber vermeyip hepimizi şaşırtan sevgili Gül ablamıza ve hazırlıklar öncesinde ardı arkası gelmeyen maillerime ve telefonlarıma sabırla cevap verdiğiniz ve partide yanımızda olduğunuz için hepinize tekrar ayrı ayrı teşekkür ederim.

Blogspot sayesinde başlayan arkadaşlığımız böyle bir günde elle tutulan bir arkadaşlığa dönüştürmekten ve sizleri tanımaktan çok ama çok keyif aldım..

Bir sonraki organizasyonda görüşmek ümidiyle....................


****

06 Mayıs 2008 Salı

GÜNAYDIN ! MERHABA ! ÖZÜR DİLEME ! GÜLÜMSEME !

resim " www.pastacipapatyalar.blogspot.com " dan alıntıdır



İnsanın kendisiyle barışık olması gerek önce...

Sabaha gözünü açtığında , aynada gördüğü yansımaya merhaba diyebilmeli gülümseyerek...

Zorunluluk ve sorumluluklarla mücadele ederken , merhabalarla karşılamalı hayatı...

Sevmeli kendini ki benimseyebilmeli sevmenin değerini...

Ve bu değeri paylaşabilmeli , yansıtabilmeli , hissetirebilmeli...

Karşılaştığı asık suratlara , solmuş çiçeklere , kırık dökük harabelere , hayatlara rağmen sesi çıkmasa da tebessümle selamlayabilmeli...

Mücadele etmeyi bilmeli ki ; bir merhabaya engel olanla savaşabilmeli...

Kendi kendine günaydın diyebilmeli ki ; yeni doğan günün aydınlık getirmesi için çabalayabilmeli...

21.yüzyılın ve çağın getirdiği tüm sorunlara rağmen " merhaba " diyebilmeli insan hayata !!!!

Hiçte zor değil !!

MERHABA !!


***


Biraz daha olumlu ve pozitif olabilmek adına sizleri sevgili PastacıPapatyaların yazısına uğurluyor ve sevgili İlkay'ı benide dürttüğü için selamlıyor ve kocaman bir MERHABA !!! gönderiyorum.

***

03 Nisan 2008 Perşembe

DÜNYAYI GÜZELLİK KURTARACAK

Doctus Bilgi Güvenliği Forumlarının başlattığı ve yakın zamanda yeni bir proje olarak karşımıza çıkmaya hazırlanan "Çocuk istismarını önleme" hareketinin ilk adımı olarak sevgili Serpil beni mimlemiş.

Bu konuda yapılanları ve yapılacakları, herkes Doctus'dan takip edebilir. İnternet üzerinde çocuk istismarının su üstüne çıktığı şu dönemde , internet üzerinden çocuk istismarını durdurmak için önlem almaya çalışan Doctus Bilgi Forumlarını tebrik ediyor ve duyarlı bir birey olarak elimden geleni yapacağıma söz veriyorum.

Mim konusu; Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şarkı ve şu anda dinlediğinizde hissettirdikleri.


Çocukluğumdan hatırladığım yada hafızamı zorladığımda aklıma gelen birkaç tını haricinde bir şarkı yok...Tek bildiğim gerçek çocuk istismarının , sadece içinde bulunduğumuz yüzyılın sorunu olmaması.Çocukluğuma dair hayal meyal hatıralarım arasında o dönemlerde de bu tip iğrençliklerin televizyonlarda ve halk arasında gündemde olduğu.

Çocuk istismarının içeriği sadece cinsel tacizden ibaret değil ; bununla birlikte çocuğa karşı şiddet ve çocuğun çıkar için kullanılmasıda söz konusu.

Geçtiğimiz sene Malatya Çocuk Yurdunda yaşanan şiddeti televizyonlarda ağlayarak seyretmiş , o an mümkün olsa Malatya'ya gidip mevzuda adı geçen acımasızların yüzüne tükürmek istemiştim.Bu haberin gündemde olduğu hergün aynı hissiyatlarla konuya yaklaşmış ama zaman geçtikçe bu acının yerini gündemde olan başka haberler almış ve zamanla benliğimden silinip gitmişti.

Bu noktada acaba suç sadece bu olayların başkahramanlarında mı diye düşünüyorum ? Millet olarak duyarlı olduğumuzu beyan etmekten başka elimizden ne geliyor yada ne yapıyoruz ? Gündeme geldiğinde köpürüyor , zaman geçtikçede sineye çekiyoruz..

Çalışan insan hakları , yaşam standartlarına oranla bir hayli düşük olduğundan ; birçok kurum ve kuruluş eğitimsiz ve ucuza işçi çalıştırıyor..Bizlerde bu eğitimsiz ve cahil kitleye evlatlarımızı emanet ediyoruz ; okumaları , büyüp adam olmaları ve bir hayat kurmaları için.

Bu da demekki suçlu aramak yerine suçun temeline inmek gerekiyor.Gelirin düşük olmasına , asgari maaş 400-500 ytl lerde seyrederken birçok insanın mecbur bu ücrete çalışmalarına , bu rakamın hiçbir hayat standartını karşılamamasına ve bu yüzden çocukların küçük yaşta eğitimden koparılıp para kazanmak için meydanlara salınmasına , cahil ve eğitimsiz kitlenin hızla artmasına rağmen ; hangi zihniyetle " kadınlara çocuk doğurun çağrısı " yapılabiliyor ??

Fiziksel ve zihinsel hiçbir savunma mekanizması olmayan bu küçücük bedenlerin , iğrenç zihniyetler tarafından kullanılmasına ve kullandırılmasına , sonuna kadar karşıyım..

Doctus'un bu konu ile ilgili her hareketine ; herkesi destek olmaya davet ediyorum ve bu konuda son derece hassas olduğunu bildiğim sevgili Işıl'ı , İlkay'ı , Zerrin'i mimliyorum..

****
***
*

05 Şubat 2008 Salı

NEFESİMİ KESECEK ANLAR....

Bloglararası yeni bir ebelemeç ile sevgili Elvan beni dürtüklemiş...




Birincisi ; İşte bunlar, bakalım kaç tanesi gerçek olacak...

- Ardamın gelişim sürecinin her saniyesi nefesimi kesiyor ve kesmeye devam edecek.Kendi kararlarını kendi vermeye başladığı dönemlerdeki tercihlerini nefesimi tutarak hayal ediyorum..İtiraf ediyorum ; günün birinde " ben aşık oldum ve evleneceğim " diyecek diye ödüm kopuyor...Hakkımızda hayırlısı :)

- Karakaleme yeniden başlamak..Nerde nasıl kaybettiğimi bilemediğim haute couture çizimlerimi bulabilmek

- Ha bir gayret giriştiğim yeni işimde kendime belirlediğim hedeflerimi aksatmadan hayata geçirebilmek

- Hayatımın % 70 ni işim ele geçirmişken , yeni düzenimde kendime ve aileme umduğumdan daha fazla vakit ayırabilmek

- Kronometre 60'a yaklaştığında içimdeki çocuğu kaybetmemek ve geriye dönüp baktığımda bana " keşke " dedirtecek hiçbirşeyin olmaması

- " Her taraftan üstüme üstüme geliyolarrrr " fobimi yenerek , arabanın şoför koltuğunda seyir edebilmek


İkincisi; Hemen yapabileceğim halde yapmayı neden beklediğimi bilmediklerim.

- Kilo vermekkkkkkkkkkkkkk

- Saçlarımı uzatsam mı acaba-ya olumlu cevap vermek

- En yakın kırtasiyeye gidip , FaberCastellerimi alıp saatlerce çizmek

- "Yeettii gariiiii " die haykırmak


Üçüncüsü ; Bir daha dünyaya gelsem ve seçme şansım olsa…

Bizzat yine şu anki mevcudiyet ve formülasyonla dünyaya gelmek isterdim.
Acısı yüreğimi acıtan kaybolmuşları bularak , önceki hayatımda gittiğim yolların üzerinden geçerdim ve bazı kararlarımın üzerinde daha ısrarcı olurdum.

Kendimle gayeeettt iyi anlaşıyorum..

Ayrıcana ;

Dünyaya bir daha gelsem Azizim , arar bulurum yine seni severim..
Cenneti değişmem koca göbüşüne , ömrümün yettiği kadar seni severim...




NEFESİMİ KESECEK ANLAR....

Bloglararası yeni bir ebelemeç ile sevgili Elvan beni dürtüklemiş...



Birincisi ; İşte bunlar, bakalım kaç tanesi gerçek olacak...

- Ardamın gelişim sürecinin her saniyesi nefesimi kesiyor ve kesmeye devam edecek.Kendi kararlarını kendi vermeye başladığı dönemlerdeki tercihlerini nefesimi tutarak hayal ediyorum..İtiraf ediyorum ; günün birinde " ben aşık oldum ve evleneceğim " diyecek diye ödüm kopuyor...Hakkımızda hayırlısı :)

- Karakaleme yeniden başlamak..Nerde nasıl kaybettiğimi bilemediğim haute couture çizimlerimi bulabilmek

- Ha bir gayret giriştiğim yeni işimde kendime belirlediğim hedeflerimi aksatmadan hayata geçirebilmek

- Hayatımın % 70 ni işim ele geçirmişken , yeni düzenimde kendime ve aileme umduğumdan daha fazla vakit ayırabilmek

- Kronometre 60'a yaklaştığında da içimdeki çocuğu kaybetmemek ve geriye dönüp baktığımda bana " keşke " dedirtecek hiçbirşeyin olmaması

- " Her taraftan üstüme üstüme geliyolarrrr " fobimi yenerek , arabanın şoför koltuğunda seyir edebilmek

- İmkansız olsa da ; John Travolta ile Grease yapmak istiyorummmmm !!!!


İkincisi; Hemen yapabileceğim halde yapmayı neden beklediğimi bilmediklerim.

- Kilo vermekkkkkkkkkkkkkk

- Saçlarımı uzatsam mı acaba-ya olumlu cevap vermek

- En yakın kırtasiyeye gidip , FaberCastellerimi alıp saatlerce çizmek

- "Yeettii gariiiii " die haykırmak


Üçüncüsü ; Bir daha dünyaya gelsem ve seçme şansım olsa…

Bizzat yine şu anki mevcudiyet ve formülasyonla dünyaya gelmek isterdim.
Yüreğimi acıtan eksikleri toplayarak , önceki hayatımda gittiğim yolların üzerinden geçerdim ve bazı kararlarımın üzerinde daha ısrarcı olurdum.

Ayrıcana ;

Dünyaya bir daha gelsem Azizim , arar bulurum yine seni severim..
Cenneti değişmem koca göbüşüne , ömrümün yettiği kadar seni severim...

***

Bu ebelemeç uzun zamandır devam ediyor ve ben yoğunluğumdan dolayı kimlerin sobelendiğinden emin olmadığımdan kimseyi sobelemeyeceğim.

Yakın zamanda yeni tarifler kolumun altına geri dönebilmek üzere , esen kalın , hoşçakalın !!!!!


***


07 Ocak 2008 Pazartesi

YENİ YIL ! YENİ BAŞLANGIÇLAR !


Yeni yıl , yeni başlangıçlar temalı bloglararası son etkinliğimizin ev sahibi yine , yeniden sevgili Burçak'a bizi yepyeni ve güncel bir etkinlikte buluşturduğu , birleştirdiği için teşekkürler.

Burçak' ın çekilişinden ; bana çıkan isim kendisi oldu..Benim hediyelerim sevgili Burçak'a gitti.

Benim hediyelerim ; sık kullanılanlar listemde , bloglararası tura her çıktığımda mutlaka uğradığım sevgili Sevda'dan geldi.

Çikolatalar fotograf çekmeye yetişene kadar yarılandı :)

Hepsinden öte el yapımı kolye ve küpe takımı ile mektubun için , sıcacık yüreğinle paylaştıkların için sonsuz teşekkürler Sevdacım......



***

27 Aralık 2007 Perşembe

HAKKIMDAKİ 7 GERÇEK

Bir diğer mimde gebeşim Fidom'dan geldi " Hakkımdaki 7 Gerçek "


*****

HAKKIMDAKİ 7 GERÇEK


1 - 30 yaşına merdiven dayamış olmama rağmen , aslında içimde büyümeyen ve asla büyümesini istemediğim hiperaktif bir çocuk var.

2 - İçimdeki bu çocuğa rağmen , aslında dışardan bakıldığı zaman çok soğuk nevale ! gibi duran bir tipim var-mış.

3 - Hayatımdaki en önemli şeylerden biri insani değerler olmasına rağmen , aslında kolay kolay kimseye güvenmem.

4 - Kilo alıyorum ama yemekten keyif alıyorum , mutluyum bu halimle dememe rağmen , 55-60 kilo olduğumun ve giydiğim herşeyi kendime yakıştırdığım zamanları çok özlüyorum.

5 - Derli toplu , pozisyonuma uygun bir görüntü sergilememe rağmen , aslında ben bundan 7-8 sene öncesine kadar saçlarını kazıtan,her bir kulağına 5-6 tane küpe takan,8-9 parmağı yüzükle dolaşan,siyahtan harici tüm renklere gözü kapalı bir Hard Rockçıydım..

6 - Bulunduğum sektörde başarılı ve aranılan biri olmanın keyfi ile çalışmama rağmen , aslında ben hep tiyatrocu olmak istemişimdir.

7 - Mümkün olduğu kadar şeffaf olmama rağmen , insanların bir yüzünü hep koruması gerektiğine inanırım.



Şimdi itiraf vaktidir kızlarrrrrrr !! Buyrun bakalım sevgili Evcilikim , Burçakım ve Zerrinim ! Sıra sizdeeeeee !!!!


****

PASTARDA ' nın HAYATIMDAKİ YERİ

Bloglararası yeni mimlerden ucu bana değenler ;

İlk mim sevgili Işıl' dan " Bloğun Hayatımızdaki Yeri "

diğeri ise canım Fidom'dan " Hakkımdaki 7 Gerçek "

***


PASTARDA ' nın HAYATIMDAKİ YERİ

1 - Blog yazmaya ilk defa ne zaman başladım ?

Blog yazmaya Temmuz 2007 ' de başladım.Bir arkadaşımın , şu an adını hatırlamadığım bir bloğa rastlayıp bana göstermesi ile başladı blog yolculuğum..Linklere tıklamalar , zaten mutfağa düşkün olan benim yeni bloglar , yeni tarifler keşfi...Kendi becerilerimi paylaşma isteği..


İlk yayınladığım tarifim , kızkardeşimin nişanı için hazırladığım " Aşk Kurabiyeleri " idi.

Sonrasında gelen arkadaşlıklar , dostluklar , etkinlikler , buluşmalar..

İyiki diğer blogcular gibi , bu maceraya ortak olmayı tercih etmişim.







2 -Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum ?Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum ?

Bloğumun içeriği sabit olduğu için ortak paylaşımlar mutfak becerilerim , deneyimlerim üzerine.
Mutfak tecrübelerimi aktarırken , içimden geldiği gibi beni yansıtan bir üslup ile yazıyor aynı zamanda tüm yorum ve eleştirilere açık olmaya özen gösteriyorum.


3 - Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum ?

Günlük iş akışımı ve aile düzenimi olumsuz etkilemediği sürece , gün içersinde kendime ayırabileceğim vakitlerden feragat edip , bloğumla ilgileniyorum ve diğer blogları ziyaret etmeye çalışıyorum.

4 - Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı ?

Blog yazmak benim için ilk günden bugüne , her zaman artan bir keyif , heyecan ve eğlenceli bir uğraş oldu.Günlük rutin işler arasında , kendime nefes almak için seçtiğim durak ; burası ... Ben bu durakta asla ama asla zorunluluktan değil , keyif almak için soluklanacağım..
Bu durakta benimle birlikte soluklanan tüm dostlarla , bir yürek olduğumuz için bekleyişlerden ziyade birbirimizin hayat akışlarına anlayış gösterdiğimize inanıyorum.


5 - Blog yazmayı ne kadar sürdüreceğim ?

Gün içinde es verdiğim vakitlerde nefes almak için seçtiğim bu durakta ; boğulduğumu , nefes alamadığımı hissettiğim ana kadar , blog yazmaya devam edeceğim.


Ben beşe kadar saydım , saklanamayanları sobeliyoruuummmm !!

Evcilikim burçdaşım , Fidanım gebeşim , can dostum papatya kadınım İlkayım ; ebe sizsiniz !


***





26 Aralık 2007 Çarşamba

EN TATLI HEDİYELER



Bu etkinlik için çok farklı düşüncelerim vardı.

3 farklı tarif denedim ; her biri uzun uzun anlatamayacağım gariplikler sonucu hüsran oldu..Son alternatifimi denerken , Arda düşüp iki gözünün arası burnunu koltuğa vurup 1,5-2 cm lik yara ile gazi olunca ; " bu işte bir alamet var " diyerek denemelerime son verdim.

Velakin logosunu bile büyük titizlikle hazırlayan sevgili adaşım, gıymatlım Burçin'nin etkinliğine icabet etmemek yakışık almazdı diye hazırladığım pek süslü çikolatalarım ile karşınızdayım efenim......

Şahsına gurban olduğum adaşım , sana kolaylıklar diliyorum ve teşekkür ediyorum.

***

200-250 gr kuvertür çikolata ve 1 çorba kaşığı kadar margarin benmari edilir.

Ilınınca yağlı kağıda aktarılıp , üzeride yağlı kağıt ile örtülerek merdane ile düzlenir.

Çikolata soğuyup katılaşınca , tırtıklı yaprak kalıpla şekil verilir.

Renkli parıltı tozları ile süslenir.

Yılbaşı ağacının yanına yerleştirilir..



10 Aralık 2007 Pazartesi

KAHVE VE KİTAP KEYFİNİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ


Sevgili Burçak'ın organize ettiği ve benimde keyifle iştirak ettiğim " Kahve ve Kitap Keyfinin Dayanılmaz Hafifliği " etkinliği...

Papatya bahçesi kadar temiz yürekli bir kadından kocaman bir paket aldım..Özenle hazırlanmış..

Daha paketi açmadan ofisi buram buram kahve kokusu sardı..Paketi açtıkça açtım , açtıkça açtım...

Kocaman kutunun içinde ki küçük süprizler ve gözlerimin içini güldüren notların ardı arkası kesilmiyordu.

Hediyeleri hazırlamak , birbirine tezat düşürmemek adına bloğum ve ben , bu papatya kadın tarafından olabildiğine incelenmiş ; her bir paket bu etkinlik için değil tamamen benim için hazırlanmıştı.

Hayranı olduğum Cezmi Ersöz'den ; " Ölürsem Beni Seninle Ararlar Şimdi " ve " Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı "

Adana!dan ; meşşhurrr ve tadına doyulmaz " Gar " kahvesi

Kahve onsuz olmaz diye ; bir paket enfes dolgulu çikolata

Kahve pakette durmaz diye ; mutfağımla aynı renklerde şık bir kahve kavanozu

Çocuklar hediyesiz olmaz diye ; Ardama şirin mi şirin bir kupa ( Pazar Poğaçası tarifinde yorum bırakanların genelinin vurulduğu kutu , bu fincanın kutusu )

Her paketin üzerine ; sevimli papatya mandallar ve Eğner'den şanına yaraşır bir hatıra fotografı....



Artık Adana'da da yürekten bir dostum var.

İnceliğin , samimiyetin , titizliğin , detayların , değerlerin , dostluğun , zevkin , cömertliğin ve
içine dünyaları sığdırabilecek kadar kocaman yüreğini benimle paylaştığın için sonsuz teşekkürler..

Sesini duymak çok güzeldi papatya kadın..

Umarım heyecandan titreyen sesim , sana beni ne kadar mutlu ettiğini ifade edebilmiştir.

Umarım dostluğumuz baki kalır PASTACI PAPATYALAR..

Umarım değerlerin , değerini bulur İlkaycım..

Yürekten teşekkür ederim.........


*******

07 Aralık 2007 Cuma

YE # 29 - ZEYTİNYAĞLI KEREVİZ



Zeytinyaglisız duramam aman

Kırmızı ette yiyemem aman

Senin gibi kerevize

Ben hayır diyemem aman

Kaldim duman içi mutfaklarda

Sevgili kerevizim nerelerde

Pazardan havuç aldim

Patatesle tencereye yaydım

Verin benim kerevizimi

Annemden tarif aldim

Kaldim duman içi mutfaklarda

Sevgili kerevizim nerelerde




Mevcut uyarlama zeytinyağlılar ile aramdaki muhteşem bağı gayet net ifade ediyor sanırım.

YE # 29 ZEYTİNYAĞLILAR etkinliği için ; sevgili Aysel'e teşekkür ediyor , kolaylıklar diliyorum.

Bol ekşilisini severim ben..Hemde çoookkkkk severimmmm !!!

MALZEMELER :

1 kg kereviz

3 adet orta boy patates

2 adet havuç

4 adet soğan

5 diş sarımsak

1 adet limonun suyu

1 çay bardağı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı tuz

1,5 - 2 tatlı kaşığı toz şeker

Yeteri kadar su

***


Zeytinyağımızın yarısını tenceremizin dibine döküyoruz.

Kabuklarını soyup , iyice yıkadığımız sebzelerimizi yuvarlak dilimler halinde kesiyoruz.

Tencerenin dibine sırasıyla ;

1 sıra patates - 1 sıra kereviz - 1 sıra havuç yerleştirip üzerine iri iri doğranmış sarımsak ve yarım ay şeklinde doğranmış soğanlarımızın yarısını diziyoruz ve dizme işlemini sırasıyla aynı şekilde , elimizdeki malzeme bitene kadar tekrarlıyoruz.

1 sıra patates - 1 sıra kereviz - 1 sıra havuç - sarımsak - soğan
1 sıra patates - 1 sıra kereviz - 1 sıra havuç - sarımsak - soğan

En üste kerevizin yeşil saplarını doğruyoruz.Kalan zeytinyağımızı , şekerimizi , tuzumuzu , limon suyumuzu ve üzerini 1 parmak geçecek kadar suyumuzu da ilave ederek kapağını kapatarak kısık ateşte pişiriyoruz.

***

13 Kasım 2007 Salı

YE#28 GELENEKSEL KIŞ HAZIRLIKLARI


28.Ye / Geleneksel Kış Hazırlıkları Etkinliği ev sahibesi sevgili Mahsun Prensese kolaylıklar diliyorum.

Buzlukta dondurulmuş veya salamura gıdalardan keyif almadığımdan kış için genelde pek hazırlık yapmam.Dolayısı ile etkinliğe sevgili kayınvalidemin Kışlık Domates Sosu ile katılacağım.

Malzemeler için miktar belirtmeyeceğim , eminim herkes kendi hanesine göre ayarlama yapabilir.

Kışın ; sulu yemeklerde , et yemeklerinde , pilavlarda , makarna soslarında , kızartma soslarında kullanmak üzere muhakkak deneyin derim..Özellikle bu sosla pişirilmiş domatesli pilav benim favorimdir...

Bilgicimmmm !!! Ellerine kollarına sağlıkkk !!!! Dedim ben seni bu alemde meşhur edicem diye dimiiiii !!!


MALZEMELER :

Taze domates

Tuz

Sıvı yağ

***

Tüm domatesler iyice yıkanıp kurulanır ve KABUKLARI SOYULMADAN sadece yeşil sap ksımları çıkarılarak irice doğranır , rondoda suyu çıkıp ezilene kadar çekilir.

Rondoda çekilen domatesler , çelik bir tencerede orta hararette pişirilir.Kaynamaya başlayan domateslerimize tuz ve birkaç kaşık sıvı yağ eklenerek 10 dakika daha kaynatıldıktan sonra altı kapatılır.

Sıcak sıcak kavanozlara doldurulup , kapağı hava almayacak şekilde sıkıca kapatılır ve kavanozlar ters çevrilerek , oda ısısında soğutulur..




FAVORİ TÜKETİM ALANLARIMIZ

Kekikli ve domates soslu antrikot

Karışık kızartma

Domates soslu pilav

Domates soslu arpa şehriye çorbası










.......

17 Ekim 2007 Çarşamba

MİNİK ELLER MUTFAKTA


Sevgili Selen'in Minik Eller Mutfakta etkinliği için ; evlenmeden önce kızkardeşimle sık sık yapıp tükettiğimiz muzlu sütü , biraz daha lezzetlendirerek denemek ve Kıvırcık Tosbaa'mın damak tadına uygun hale getirmek istedim..

Selen ' e etkinlik konusu için sonsuz teşekkürlerimi bir anne olarak borç bilirim.Bu etkinlik sayesinde , eminim çocuklarımız için lezzeti kadar sunumuda etkileyici bir çok sağlıklı tarif edineceğiz.

MUZLU SÜT ;

1 büyük muz

1,5 tatlı kaşığı bal

1/2 tatlı kaşığı tarçın

1 tatlı kaşığı nesquik

300-350 ml soğuk süt

***

Bu ölçüler 2 su bardağı için idealdir.

2-3 parçaya kesilen muzu ve diğer malzemeleri bir kaba alarak , el blenderi ile iyice birbirine karıştırıyoruz..

Bardaklarımıza alıp , çocukların hayır diyemeyeceği gibi pipet ve süsleme şekerleri ile süslüyoruz.

Süt miktarı azaldıkça kıvam koyulaşıyor ve milk shake tadına varıyor.

Süt içmeyen çocuklar için kesinlikle birebir çözüm . Ebeveynlerin tüketmesinde de hiç bir sakınca yoktur :)


20 Eylül 2007 Perşembe

11 AYIN SULTANINA ; NOHUTLU YAYLA ÇORBA

Göz aydın hepimize
Mübârek günler bize
Onbir ayın sultanı
Hoş geldin evimize

***

Herkes sabırla bekler
Zayi olmaz emekler
İftara geliyoruz
Hazırlansın yemekler

***

Davulun içi pekmez
Çalarım fakat ötmez
Bir bahşiş vermezseniz
Davulcu buradan gitmez

***
Sevgili Süheyla'nın ev sahipliğini üstlendiği Ramazan Geldi Hoş Geldi , etkinliğine ; sıcacık bir tarifte benden...

MALZEMELER ;

850 gr kaymaksız yoğurt

2 tepeleme çorba kaşığı un

2,5-3 litre soğuk su

1/2 su bardağı kırık pirinç

2 su bardağı haşlanmış nohut

1 çorba kaşığı tereyağı

1 çorba kaşığı kuru nane

Tuz

**

Tencerimizi kısık ateşte ocağın üstüne koyuyoruz..

Yoğurt ve unu tenceremize alarak , çırpma teli yardımı ile homojen bir karışım haline getiriyoruz.

Yoğurtlu karışımın üzerine suyumuzu yavaş yavaş ekliyoruz ve çırpma teli ile sürekli karıştırmak ( topaklanmasını engellemek için ) suretiyle - en önemlisi manimiz eşliğinde ; hafif kıvrak kalça hareketleriyle , suyu yoğurtlu karışama yediriyoruz.
Ocağın ateşini orta hararete getiriyoruz ve kaynamasını bekliyoruz.Kaynama aşamasına gelene kadar ara sıra karıştırmakta fayda var.
** Burada ki önemli nokta ; Her karıştırma işleminde , mani söylenecek ve kalçamız , kaşık ile manimizin ritmine orantılı olarak çalkalanacak : Bi saağğğ bii solll , bii saağğğ bi solllll......
Kaynayan suyumuza , 1 tatlı kaşığı kadar tuz ve kırık princimizi ilave edip ateşi iyice kısıyoruz.
10 dakika sonra nanemizi ve tereyağımızı ilave ediyoruz.Pirinçlerin tencere dibine yapışmaması için çorbayı sık sık karıştırmayı ihmal etmeyin..Kalçayı da unutmayın !
Prinçler yumuşadığında , haşlanmış nohutumuzu ilave edip , tuz kontrolünden sonra 5 dakika daha pişirip , servis ediyoruz..
** Hazırda tavuk suyunuz varsa bu çorbaya çok yakışacaktır..
Süheylacım , etkinlik için kolaylıklar diliyorum...

11 Eylül 2007 Salı

YE # 26 BEBİ MISIRLI AMERİKAN SALATASI

Bu ayın geleneksel Ye etkinliği konusu ; Ye # 26 Aperatifler ve Mezeler

Etkinliğin ev sahibi sevgili Cafe Gusto - Serpil

Bloglar alemine hayırlı uğurlu olsun..Serpilcim sana teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum..




Ben yine , yeniden , her zaman ki gibi affınıza da sığınarak ; pratik bir tarifle etkinliğe katılacağım..Öyle yüzünüzü buruşturmayınız efenimmmmm !! Hiç katılmamaktan iyidir :)

MALZEMELER ;

Miktar belirtmeksizin tamamen ikram edilecek kalabalığa göre ayarlayabilirsiniz

Konserve garnitür ; minik minik doğranmış bezelye - havuç - patates

Kornişon turşu

Konserve bebek mısır

Mayonez

****


Suyu süzülüp biraz soğuk su ile hafifçe yıkanan garnitür , küçük küçük doğranmış kornişon turşu ve doğranmış bebek mısırları bir kaba aktarıyoruz.Üzerine bolca mayonez döküp malzemeleri ezmeden bir güzel karıştırıyoruz..Servis tabağına alıp arzu ettiğimiz gibi süslüyoruz..

Katılımcı tüm arkadaşlara kolaylıklar diliyorum..Afiyet olsun..

20 Ağustos 2007 Pazartesi

Ye# 25 KAHVALTI


Babam pazar kahvaltılarına çok önem verirdi.Bütün ailenin kahvaltı sofrasında buluştuğu tek gündü pazar günleri bizim evimizde.Onun için uzun uzun oturulsun sofrada , keyifle yenen kahvaltımıza bol sohbet eşlik etsin isterdi demli çayının yanına..


Sanırım benimde kahvaltı tutkum babama dayanıyor..Babam da pek istemezdi kahvaltısında börekler , poğaçalar olsun..Haftaiçi ayaküstü yaptığım kahvaltılar hariç bende evde kurulan kahvaltı soframda , beni tek seferde doyuracak porsinyonlar , börekler , poğaçalar yemekten hoşlanmıyorum..


Haftanın sadece 2 günü evde kurulan kahvaltı soframızda ; klasik kalvaltılık malzemelerimizi tadına doya doya keyifle yemekten daha güzeli yok benim için..Onun için genelde peynirimin , reçelimin , tereyağımın yanına katık olabilecek lezzetleri tercih ediyorum..


Yumuşacık , süngerimsi kek lezzeti ile tatlı tuzlu her malzemeyle servis edilebilecek ve tüm ailenin keyifle yediği PanCake ler ile katılayım dedim ilk etkinliğime ;

MALZEMELER ;

2 su bardağı un

2 su bardağı soğuk süt

2 yumurta

2 çorba kaşığı toz şeker

2 çorba kaşığı zeytinyağı

1 paket kabartma tozu

Tüm malzemeleri çırpma teli ile karıştırıp akışkan bir hamur elde ediyoruz.Kızdırılmış yağsız ve küçük bir tavaya bir kepçe ile hazırladığımız hamurdan döküyoruz.Üzeri delik delik olunca çevirip , diğer tarafını da kızartıyoruz.

Servis tabağımıza alıp arzu edilen malzemeler ile servis ediyoruz.

İşte bu kadar...

Etkinliğe katılan tüm arkadaşların ellerine kollarına sağlık...

23 Temmuz 2007 Pazartesi

ETKİNLİK ; YE #25 KAHVALTI


Ağustos ayının etkinlik konusu ; bu etkinlik boyunca bizlere evsahipliği yapacak olan sevgili İREM tarafından " KAHVALTI " olarak belirlendi.
Etkinlik sonunda muazzam bir kahvaltı alternatifleri arşivimiz olacağından eminim.
Herkese şimdiden kolay gelsin.