26 Ağustos 2008 Salı

U BY UNGARO PARFÜMLER


Dünyaca ünlü tasarımcı Emanuel Ungaro’nun imzası, dünyanın en büyük kozmetik şirketlerinden biri olan AVON için tasarladığı U by Ungaro For Her EDP ve U by Ungaro For Him EDT ile ölümsüzleşti. AVON'un Ungaro imzalı parfümleri Suada’da ünlü orkestra ENBE’nin sahne aldığı muhteşem bir partiyle tanıtıldı. Partiye Semra Özal, Erol Evgin, Cansu Dere, Ece Gürsel'in de aralarında bulunduğu pek çok ünlü isim katıldı.

Hiç şüphesiz, Paris şehrinin ışıltısını ve ruhunu çizgilerine en başarılı şekilde yansıtan tasarımcı Emanuel Ungaro’dur. Şimdi dünya çapında tüm kadınlar ve erkekler, ünlü Fransız tasarımcı Emanuel Ungaro’nun modaevinin çizgisini yansıtan, sadece Avon’a özel, ilk kez satışa sunulan U by Ungaro For Her EDP and U by Ungaro For Him EDT ile kendilerini çok özel hissedecek ve Paris şehrinin ışıltısına bürünecekler.

Emanuel Ungaro’nun şaşırtan benzersiz stili Avon’a özel olarak tasarladığı bu iki parfümde hayat buluyor. U by Ungaro For Her EDP ve U by Ungaro For Him EDT...Stilin, özgüvenin ve cazibenin mükemmel bir karışımı! Ungaro imzalı bu parfümler ile siz de kendinizi çok özel hissedeceksiniz! Paris sokaklarının ruhu, en derin duygularınızla birleşecek ve U by Ungaro’da son bulacak…


Kadınsılığın En Somut Örneği!

U by Ungaro For Her EDP kadınsılığın en somut örneği!
U by Ungaro Kadını, özgüven sahibidir ve hep baş döndürücüdür. Ungaro'nun imzasını taşıyan bu baş döndürücü parfüm ise, taze çiçeklerin ağaç kokuları ile zarif ve etkileyici birleşiminden oluşuyor. Parfümün üst notalarındaki bergamot, frezya ve biber; orta notalarındaki akasya ve lotus ile bütünleşiyor. Bu büyüleyici karışım, alt notalardaki sandal ağacı ve misk ile tamamlanıyor.
Özel olarak tasarlanan U for Ungaro For Her EDP’nin ambalajı,, uçuk pembe rengi ve kum saatini andıran şekliyle kadını ve cazibeyi vurguluyor. Göz kamaştırıcı U by Ungaro Kadını’nın kendine olan özgüveni ve hayallerini korkusuzca gerçekleştirme arzusu parfümün bu özel ambalajı ile ön plana çıkıyor.



Ferah, Güçlü ve Son Derece Erkeksi!

U by Ungaro For Him EDT, ferah, güçlü ve son derece erkeksi bir koku… U by Ungaro Erkeği de son derece etkileyici ve karizmatik olmasının yanı sıra özgüven sahibi ve çok cesurdur. Ungaro'nun imzasını taşıyan bu cesur parfüm ise, ferah ve odunsu kokuların muhteşem karışımından oluşuyor. Parfümün üst notalarında mandalina yaprağı, kırmızı greyfurt ve nar bulunuyor. Orta notalardaki sedir ağacı kokuları, alt notalardaki paçuli, sandal ağacı ve Peru balsamı ile birleşiyor.
Özel olarak tasarlanan U for Ungaro For Him EDT’nin ambalajı ise, modern ve sade hatları ile son derece çarpıcı..Keskin dikdörtgen hatlar ve siyah renkli saydam cam ambalaj, U by Ungaro Erkeği’nin iç dünyasındaki cesareti ve kararlılığı vurguluyor.



Hem İndirimli Hem Hediyeli!

Yüzde 25 indirim ile satışa sunulacak U by Ungaro For Her EDP sadece 54,00YTL! Üstelik, U by Ungaro El Çantası Hediyeli!

Yüzde 25 indirim ile satışa sunulacak U by Ungaro For Him EDT ise sadece 49,50YTL! Üstelik, U by Ungaro da Erkek Cüzdanı ve Tıraş Sonrası Losyonu Hediyeli!


“U by Ungaro...Ungaro’nun tasarımlarındaki doğallığı ve tutkuyu bir arada yakalayan bir parfüm...Moda dünyasına yön veren bir tasarımcının Avon’a özel çalışması...”
Esteban Cortazar, Baş Tasarımcı
Emanuel Ungaro Moda Evi

****

SİPARİŞ İÇİN YORUM BIRAKMANIZ YADA " burcin.atmaca@gmail.com " MAİL ATMANIZ YETERLİDİR.

****



25 Ağustos 2008 Pazartesi

PEYNİRLİ PRATİK MUFFİN



Bu kadar tatlının üstünde kendi kendime bloğuma bakarken içim mayıştı...

Gerçi benim mutfağımda fırın genelde tatlı pişirmeye odaklı , sadece arada kahvaltıya yada 2 çeşit tatlının yanına katık olsun diye tarifleri tuzlasam da ; nedense mutfak atölyesine gireceğim zaman kucağımda hep tatlı tatlı tariflerin olduğu dosyam ve kitaplarım oluyor...

Yemek yapmayı ve bu konudaki yaratıcılığımı unuttum yada unuttuğumu sanıyorum , neredeyse 2 senedir ( doğumdan sonra işe başlayıpta Paşama babaannesi bakmaya başladığından beri ) ocağımda çok nadir tencere , soğan salçayla yemek kaynattı..

Şikayetçi miyim ? Kesinlikle hayır : )

İşten yorgun argın dönüyorsun , apartmanın son merdivenini " şimdi mi bayılsam yoksa eve girene kadar tutsam mı kendimi " diye düşünerek çıkıyorsun ; tam kapının kilidini çevirirken yan dairenin kapısı açılıyor..

"Annem geldi " diye gözlerinden ışık saçarak haykıran bir çocuk , yorgun ama yine de güleryüzlü bir kayınvalide ve mis gibi yemek kokuları fışkırıyor o yan dairenin kapısından..

Kim şikayet eder ki böyle bir durumda ?

Ama yinede arada imreniyorum o yemek kokularından benim mutfağım ayrı düştüğü için..

Ve şu an itibariyle kendimi kınıyorum , sabah sabah çenem bu kadar düştüğü için..

Ramazan da birkaç iftar davetinde göreceğiz bakalım Purço aş kaynatmayı unutmuş mu unutmamış mı....

Halamdan aldığım az malzemeli ve oldukça pratik tuzlu kek tarifini , muffin kalıplarında pişirdim ben..


MALZEMELER ;

3 yumurta
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı süt
Aldığı kadar un ( kek kıvamında olacak )
Ezilmiş beyaz peynir

Peynirin tuz oranına göre tuz ve arzuya göre dereotu ilave edilebilir..



Yumurta , sıvıyağ ve sütü çırpıp , yavaş yavaş un ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz..

Kek kıvamında bir hamur elde ederek içersine peynir ve arzu edilen diğer malzemeleri ekleyip , tahta kaşıkla karıştırıyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında ; ister borcamda ister muffin kalıplarına paylaştırarak ( ki muffin kalıplarında pişme süresi daha kısa oluyor ) çörek otu / susam ile süsleyip , üzeri hafif kızarana kadar pişiriyoruz...


****
***
**
*

18 Ağustos 2008 Pazartesi

ÇİĞ BROKOLİ SALATASI


Bu garibim brokolim , uzun zamandır arşivdeki tozlanmış yerinde sessizce yayınlanacağı zamanı beklemiş , sabrının ödülü olarakta bugün görücüye çıkarılmasına karar verilmiştir.

Bu aralar marketlerde pek göremesemde , ki zamanıda geçmiş olabilir ; brokoli-lahana ve karnıbaharı yemek olarak pişirilmesindense çiğ olarak salata adı altında tüketilmesinden yanayım.Bazı sebzeler soğan,salça ve yemeklik türevlerle birlikte pişirilip hazırlandığı zaman , çiğ hali kadar benim damağıma hitap etmiyor.

Brokoli de bunlardan biri dedimdi ya ; yaz başlarında annemde yediğim ve lezzetine vurulduğum , sonları evde sık sık yaptığım pratik bir salata tarifi paylaşayım istedim bugün....

***

Brokolilerimizi minik minik doğrayıp , bol tuzla ovup yine bol suyla yıkıyoruz.

Süzgeçte suyunu süzdürdüğümüz brokolileri servis tabağına alıp ; zeytinyağı - limon ve damak tadınıza göre biraz tuzla lezzetlendiriyoruz.

Arzu edilirse salataya kırmızı , sarı , yeşil dolmalık biberler de minicik doğranıp ilave edilerek renklendirilebilir.

***


Efenim bu arada bu haftasonu itibari ile PRİMA 5 MAXİ ile olan maddi ve manevi tüm bağımız kesilmiş bulunmaktadır.

3 yıla yakın bir zamandır bez stoğumuzu tedarik eden sevgili Çapar Kağıtçılık çalışanlarına saygılarımı sunar , " Abla ne zamandır bebişe bez almıyorsunuz , veryim mi bi ikiz paket " diye sitem eden sevgili arkadaşa burdan bir kez daha seslenirim..

- Abisiiiii , benim oğlum abi oldu , biz artık bez kullanmıyoruzzzzzzzzzz , tuvalete yapıyoruz ve bezsiz yatıyoruzzzzzzzzzzzzzz !!!


***

11 Ağustos 2008 Pazartesi

TİRAMİSU


İtalyanların tartışılmaz damak tadı ile Purço'nun kremşanti - labne hayranlığı birleşince ; ortaya böyle 3 katlı , devasa ve çok lezzetli bir tiramisu çıkar....


MALZEMELER ;

3 katlı hazır pastaban

2 poşet kremşanti + 1 su bardağı soğuk süt

4 çorba kaşığı un

1 paket vanilya

4 çorba kaşığı toz şeker

1 su bardağı süt

1 paket labne peyniri ( 200 gr.)

3 yemek kaşığı nescafe + 1 su bardağı su


****


Un , vanilya , toz şeker ve 1 su bardağı sütü küçük bir tencerede kaynayıp katılaşana kadar karıştırarak pişiriyoruz.

Altını kapattığımız muhallebiye labne peynirimizi ekleyerek çırpıyoruz ve muhallebimizi soğumaya bırakıyoruz.

1 bardak süt ile çıptığımız 2 poşet kremşantimizi muhallebimiz soğuyana kadar buzdolabında bekletiyoruz.

İyice soğuyan muhallebimize , soğumuş kremşantimizi ilave edip karıştırıyoruz.

3 yemek kaşığı nescafeyi 1 su bardağı su ile hazırlayarak , pastaban katlarımızı ıslatıyoruz.

Hazırladığımız kremayla , pastabanların ara katlarını ve üstünü sıvıyoruz.

Pastamızın üstünü çay süzgeci ile kakao eleyerek kaplıyoruz.

Pastanın tüketilme sürecini hesaplayarak , sabaha kalmayacağından gece karanlığı ve oda ışığında fotograflayarak , servise hazır hale getiriyoruz....

***

**

*

01 Ağustos 2008 Cuma

BEBEK KURABİYELERİ


Hasret bitti !! Geldiler geldiler geldilerrrrrrrrrr !!!!!

Çok şükür , perşembe günü oğluma ve eşime kavuştum...



Geçen hafta , onların yokluğunu ve kuzenimin oğlu minik Bora'nın , anne karnındaki sürecini doldurup aramıza katılmasını fırsat bilerek , uzun zamandır yapmayı planladığım ama bir türlü vakit ayıramadığım bebek kurabiyeleri projemi sonunda hayata geçirdim..



Yapım aşamalarında inanılmaz keyif aldım..Pasta kaplamaktan çok daha zevkliydi benim için..

Bekleme süresi uzun olmadığından daha seri halde , aşağı yukarı 1,5 saat gibi kısa bir sürede ikrama hazır hale geldi kurabiyeler.



Sonuçtan o kadar memnun kaldım ki ertesi sabah gün ışığını kullanarak birçok resim çektim ve içime sinenlerin hepsini yayınlamak istedim..

Sanırım bundan sonra daha sık bu tip süslü kokoş kurabiyeler yapacağım..



TARİFE GELİNCE ;

Sevgili ruhikizimin " Tarçınlı Hayvancıklar " kurabiye tarifini denedim..

Pratiklik açısından tarifi olduğu gibi kopyalıyorum ;

*************

Malzemeler:

125 gr Tereyağ (yumuşamış)

1+1/4 Su bardağı Pudra şekeri

1 Yumurta

1 Tepeleme tatlı kaşığı tarçın

2 Tepeleme yemek kaşığı nişasta

4 Su bardağı un


Hazırlanışı:Tereyağ ve pudra şekeri mikserle krema kıvamına gelene dek karıştırılır. Yumurta eklenir karışana kadar karıştırılır. Tarçın suyu eklenir yine karışana kadar karıştırılır. Nişasta ve un da eklenerek elle yoğurulur. Yarım saat buzdolabında bekletildikten sonra unlanmış zeminde açılıp kalıplarla şekillendirilir. 175 Derece fırında 10 dakika kadar pişirilir.


*************

İnanılmaz lezzetli ve ağızda dağılan , mis gibi tarçın kokulu kurabiyelerimi tezgahta soğumaya bırakıp henüz ılıkken üzerlerine sulandırılmış bal sürerek , yine aynı kalıpla kestiğim şeker hamurlarını üzerlerine yapıştırdım..



Söylemeden geçemeyeceğim ; bu kadar kurabiye müptelası olupta sık sık kurabiye yapmama ve herkesin bardak ölçüsünün birbirinden farklı olduğunu bilmeme rağmen hangi akla hizmet , unu hamura birden boca ettim bilmiyorum ama siz siz olun ; unu azar azar hamura yedirdikçe eklemeyi unutmayın !!

Yoksa bir türlü toparlanmayan hamuru görüp sizde benim gibi gecenin bir vakti tarifin asıl sahibini ararsınız feryat figan !!

Neticede biraz zeytinyağı ve biraz süt ilavesiyle hamuru toparladım ve kurabiyenin lezzetinde herhangi bir sorun yaşamadım..

Ama bu tecrübe bir kez daha kulağıma küpe oldu !!

Kurabiye kalıbı , minik hayvancıklı baskı kalıpları ve harf baskı seti için sevgili Esra'ya bir kez daha sonsuz teşekkürler..

Hızır gibi yetişip , kalıpları göndermese ; ilk şeker hamurlu kurabiye deneyimim bu kadar güzel netice vermeyecekti...

Bir kez daha bloglar aleminde olduğum ve bu denli karşılıksız dostlar edindiğim için ne kadar şanslı olduğum taaaaa yüreğimde hissetmiş bulunmaktayım......


28 Temmuz 2008 Pazartesi

TOZ PEMBE DEĞİLMİŞ !


KAYNAĞINDAN EMİN OLMAMAKLA BERABER ; BÜYÜKÇEKMECE VE BAKIRKÖY ' EDE BOMBA KONULACAĞI YÖNÜNDE İHBARLAR VARMIŞ ..


ALNIMIZA YAZILDIYSA KAÇIŞ YOK AMA KALABALIK ORTAMLARDAN UZAK DURMAKTA FAYDA VAR..



Şimdiye kadar çok mu toz pembe gördüm hayatı ? Daha önce de terörün imzaladığı birçok saldırıya , yaralanan ve ölen Türk halkına tanık olmadım mı medyada ?

Hepsi de gerçekti ...Gerçekti ama belkide ilk defa bu kadar yakınımda oluşu , gördüklerim , duyduklarım , kendime kurduğum pembe dünyanın dışındaki o koca karartıyı görmeme sebep oldu dün gece ...

Patlamalardan sadece 3,5 saat önce , yalnızlıktan sıkılıp ; Arda'nın ve eşimin yanımda olmasını hayal ederek başıboş dolaştığım ve her akşam iş çıkışı kısa yada uzun yürüyüşlerimi yaptığım , eşimle elele dolaştığım , Ardamla beraber kuşlara bisküvi attığımız çarşımdaydı terörün lanet parmakları..

Evimle aşağı yukarı 10 apartman mesafede olan çarşımda .. Balkonumdan kafamı uzattığımda huzur veren ışıklı çarşımda ...

Omuzunda yaralı arkadaşlarını taşıyanları , kaldırıma yığılıp annemi bulun diye feryat edenleri , azıcık keyifle konu komşu çarşıda dolaşmaya çıkanların bu sefer çarşıdan kaçışlarını , çarşıdan yükselen acı çığlıkları , televizyondaki tüm detayları gördükten sonra sanırım balkonumdan çarşıya doğru baktığımda o ışıklar bir daha hiç bana huzur vermeyecek..

Saat geceyarısını geçtikten sonra acı bir sessizliğe bürünen mahallemde , evime sadece 100 metre mesafede bulunan hastaneden saat tam 02:15 te , gecenin karanlığını yarıp geçen , tüm Güngören'de yankılanan , iliklerime kadar işleyen ve kanımı donduran ; acısı içine sığmayan bir adamın yürek yakan feryadı ile bir kez daha hayatın toz pembe olmadığını anladım ....

Allah , iç savaş çıkarıp muhalefet yaratırken , dış savaşları göz ardı eden devlet büyüklerine , bu koca memleketi yıkılmadan ayakta tutabilme kabiliyeti versin !

Teröre verdiğimiz şehitlerin mekanı cennet olsun ! Allah tüm yaralılara acil şifalar , ölü yakınlarına sabır versin !

En önemlisi yaşadığımız bu şoku unutma gücü versin !


*
**
***

21 Temmuz 2008 Pazartesi

TAHİNLİ MİNİ KEKLER


Ardasız geçen bir 4 gün sonunda ; onsuz geçen bir haftasonu yazlık tatilinin ardından , sereserpe güneşe teslim olan Purço ; kızarmış balina misali tekrar huzurlarınızda !!!

Paşamın ve tosunumun , Trabzon'a tatile gidişlerinin ve ayrılığın 5. günü bugün...

Zaman onlarsız zor geçiyor hele ki paşamsız !!

Sanırım bu haftasonuna kadar daha bekarım : )

Bu , ilk ve son ayrılmamızdır ahanda bunu buraya yazıyorum ; dayanırım sanmıştım ama çok özledimmm çokkkkk !!!!!

Gözlerim yine dolmadan hemencecik tarife geçeyim ;



MALZEMELER ;

4 su bardağı un
1 su bardağı tahin
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı toz şeker
1 paket kabartma tozu



Tüm malzemeyi karıştırma kabına alıp , elimizle iyice birbirine yedirerek karıştırıyoruz.

Kek hamurundan daha katıca , kurabiye hamurundan daha yumuşakca bir harç elde ediyoruz.

Karışımı , muffin kalıplarına elimizle bastırarak yerleştiriyoruz.

Muffin kalıplarını ayrıca yağlamaya gerek yok.

Üzerlerine susam serperek , önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri hafif kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet bal şeker olsun !!!!!

**
**
**

14 Temmuz 2008 Pazartesi

50 KİŞİLİK DÜĞÜN PASTASI



Hayatımda ilk defa çöpçatanlık yaptım...Biriyle birini tanıştırdım.

Ve o biriyle biri ; Alev & Mustafa dün dünya evine girdiler benim şahitliğimde !!!

Eski iş arkadaşım ama hala canım dostum Alev'im kısacık bir konuşma ile nikah şahitleri olmamı istediğinde inanılmaz mutlu oldum..

Bu nikah ilk defa çöpçatanlık yapmamın dışında benim için birçok keyifli ilkin günüydü ;
ilk nikah şahitliğim ve ilk düğün pastası yapışım....

Önce cesaret edemedim ; sipariş alan diğer blogger pastacılara sordum soruşturdum ama en iyisi " Bizi sen tanıştırdın , bu düğüne sen vesile oldun ; nikah şahidim sen olacaksın " diyen ve beni çok ama çok mutlu eden sevgili dostuma jest olarak , nikahtan sonra aile arasında yiyecekleri yemeğin ardından kesecekleri 50 kişilik pastayı kendi ellerimle yapmayı uygun gördüm..





Tasarım için fazla araştırma yapmaya gerek yoktu ; nikah davetiyeleri " Çöpadam Cinali " konseptli espirili olunca , kendi kendime çizdiğim taslak pasta 3.boyuta dönüştüğünde aldığı şekil şemal beni ziyadesiyle keyiflendirdi...Kızımızın pastası nikah davetiyeleriyle takım oldu :)

Fotografların çok daha özenli olmasını isterdim ama montajı yemeğin yenileceği restaurantın mutfağında yapıp , nikaha geç kalma endişesine girince , fonda restaurantın tezgahları , dizili tabakları ile anca bu kadar oldu....





Pastanın yapım aşamalarına gelince ;


Pandispanya için daha önce denediğim ve çok memnun kaldığım sevgili Müge'nin - Kakaolu Yoğurtlu Pandispanya - tarifini kullandım.

24 cm.lik kalıp için verilen tarifi ayrı ayrı iki kere hazırladım.

Birinci pandispanya hamurunu ; pastanın birinci katı 3 katlı olurda üstüne ikinci ve üçüncü kat monte edildiğinde çöker endişesiyle 2 kat kafidir diye 26 cm.lik çember kalıpta pişirdim.

İkinci pandispanya hamurunu ; 22 ve 10 cm.lik ayrı ayrı iki çembere bölüştererek ikinci ve üçüncü katı inşa etmekte kullandım.

Pastada , çöpşiş yada herhangi bir taşıyıcı aparat kullanmak istemediğim için ; pandispanya katları ne kadar kalın olursa o kadar sağlam olur düşüncesi ile ;

26 cm.lik birinci katı ikiye
22 cm.lik ikinci katı ikiye
10 cm.lik üçüncü katı üçe böldüm.

Pandispanyalar yeteri kadar taze ve yumuşak olduğu için katları ıslatmadım..

Krema olarak , fazla fazla yetsin diye ve birazda ilk defa 3 katlı bir pasta yapıyor olmanın acemiliği ile ;

1 lt. çiğ kremayı ( 5*200 ml lik kutu ) çelik tencerede kaynatmadan ısıttım ve 500 gr. bitter pul kuvertürü içine boca edip , karıştıra karıştıra eritme sureti ile elde ettiğim ganajı , 1 gece buzdolabında soğuttum..

Ara katlara bolca ganaj sürüp , vişne kompostosu taneleri ile lezzetlendirdim ( Tukaş'ın 340 gr.lık hazır vişne kompostosunu suyunu süzerek kullandım )

Pastanın dış sıvaması içinde , incecik bir kat ganaj kullandım..

Tabiiki tüm işlemler bittiğinde ganajın yarısından birazık azı arttı..Ama fazla ganaj göz çıkarmaz ; parmaklama , kaşıklama ve evde bulunan kek üzerine sürme yöntemleri ile çoktan tüketildi bile :)

***

Beyaz şeker hamuru ile her katı ayrı ayrı kapladıktan sonra ; ikinci ve üçüncü katı üstüste koyup birleşim çizgisini kırmızı şeker hamuru ile yaptığım topcuklarla süsledim.

Birkaç gece öncesinden hazırladığı gelin ve damat figürlerini en üst kata yerleştirerek , devrilmemeleri için arkalarına kalın bir parça beyaz hamuru koltuk sırtlığı gibi şekillendirerek yerleştirdim.

( Tülden duvak , kayınvalidemin müthiş fikriydi )

Birinci katın bitişinide kırmızı topcuklarla çevreledim ve üzerini 2 boy kalp kalıpla süsledim..

Ve ertesi güne kadar buzdolabında muhafaza ettim.

Üstüste yerleştirilmiş ikinci ve üçüncü kat ile pastanın birinci katını restauranta ayrı ayrı götürdüm..

Montaj için mutfağa girdiğimde , şefin " Siz hangi pastaneden geliyorsunuz ? " diye sormasıyla koltuklarım kabardı..

Şeften rica ettiğim spatulalar yardımı ile diğer katları birinci katın üzerine yerleştirdim.

İkinci kat ile birinci kat arasındaki topcukları , çantamda getirdiğim bir avuç kırmızı hamurla ve şefin yardımıyla hemencecik orada yaptım ve yerleştirdim..

Şefin bir ara hamuru koklamaya ve ne olduğunu anlamaya çalışmasıda ayrı bir enteresanlıktı :)





Uzunca bir yazı oldu ama benim gibi ilk defa acemice 3 katlı pasta yapacaklar için mümkün olduğu kadar detaylı anlatmak istedim..

Akşama doğru gelin kızımızdan gelen teşekkür dolu telefon ise bu işten alnımın akıyla çıktığımın , ikinci bir ağızdan yüzüme vuruluşuydu ............................

**
****
*****
******

07 Temmuz 2008 Pazartesi

ÇİKOLATALI PARFE - DONDURMA


Ev işleriyle uğraşırken , Arda paşamın sıkıldığını farkettiğim bir gün onu mutlu etmek için ; " Koş koltuğa otur ve gözlerini kapat , sana süpriz yapıcam " demiş ve evde paşamın ağzına layık o gün ne vardıysa allayıp pullayıp , sımsıkı gözlerini kapatmış o küçük adamın duduşuna bir öpücük kondurup tabağı önüne sunmuştum...

Işıl ışıl parlayan gözleriyle bir tabağa bir bana bakıp , ağzı kulaklarına varmış ifadesiyle " Ayy ayy ayyyy !! Anne bu ne güzel olmuşşş !! " diyen o velet sonradan süpriz arsızı olmuş , hergün mütemadiyen ve artık ben demeden , kendiliğinden koltuğa koşup gözlerini kapayıp " Anne !! bana süpriz yap " diyerek beklentisini daha sevimli ve hayır denilemeyecek bir şekilde bana ifade etmeye başlamıştı..

O gün bu gündür bu muhabbet hergün yaşanır ana-oğul arasında ; işten geldiğim günler akşam 1 kere , haftasonu tatillerinde ise canı her istediğinde....

Yukarıdaki karede , geçen haftasonu süprizlerinden Çikolatalı Parfe-Dondurmanın fotograf çekimini beklerken görüyorsunuz paşayı !!!




Tarife gelelim mi ? Hadi sizlerede tatlı bir süpriz olsun bu dondurma formatındaki nefis parfe !!
Unutmadan birde Neslos'un " Yazlık Lezzetler " etkinliğinede misafirliğe gidelim ;

MALZEMELER ;

1 kg süt
1 adet yumurta
5 tepeleme yemek kaşığı un
10 yemek kaşığı tozşeker
1 paket vanilya
1 su bardağı bitter damla çikolata

1 paket kremşanti
1 su bardağı soğuk süt


Süt , yumurta , un , tozşeker ve vanilyayı tencerede buluşturup muhallebi kıvamına gelene kadar pişirip , fokurdatıyoruz..

Soğumaya bıraktığımız muhallebi henüz ılıkken içersine 1 su bardağı damla çikolatamızı ilave edip , ılık muhallebi içinde eriyen çikolatayı kaşık yardımıyla muhallebiye yediriyoruz.

İyice soğuyan muhallebimize ;

1 su bardağı soğuk süt ile hazırladığımız kremşantimizi de ilave ederek karıştırıyoruz.

Tabanını streç filmle kapladığımız borcama karışımı döküp , üzerinide folyo ile kapatıp 1 gece buzlukta bekletiyoruz..

Donan parfemizi ister dilimleyerek , ister dondurma kaşığı ile şekil vererek servis ediyoruz..

Annesi , paşasının süprizini ; dondurma kaşığı ile şekil verdiği parfeyi , kedidili bisküvi - hazır çikolatalı dondurma sosu ve minik pasta süsleme şekerleri ile hazırladı..Buzluktan çıkar çıkmazki soğukluğu geçip birazda yumuşadıktan sonra paşasına ikram etti....


03 Temmuz 2008 Perşembe

HAPPY BİRTHDAY TO PASTARDİA !!!

***************************

KEYİFLİ BİR YOLCULUK ;


Temmuz-Ağustos 2006 ....

Paşamın ilk doğumgünü telaşı ; ilk yaşı , ilk heyecanım , ilk çocuğum ve herşeyim.

Doğumgünü Eylül'de , fakat garantici oğlak burcu bendeniz 1,5-2 ay öncesinden doğumgünü pastası arayışlarına girmişim ; şeker hamuruyla yapılan pastalarla ilk tanışmam..

Belli başlı pastanelerde bulunan özel modeller ve inanılmaz fiyatlar.. Bütçeye uygun bir model seçildi o sene ama sonradan farkına vardım ki Arda'nın 1.yaşgünü için yaptığım pasta araştırmaları benim hayatıma açılan yepyeni bir kapı oldu............

İlk doğumgünü telaşı bitti ama benim içine düştüğüm bu serüvene heyecanım , nasıl yapılıyor merakım , karşıma çıkan binbir blog inceleyişim hiç bitmedi...

Bu serüveni hep dışardan takip ettim ta ki ; amatörce şeker hamuru kaplı ilk pastamı yaptıktan sonra gelen cesaretle 05 Temmuz 2007 de bloglar alemine katılarak ilk " Merhaba " yı dediğim güne kadar...

O günden sonra zaman su gibi akıp geçmiş , yepyeni deneyimler ve muhteşem dostluklar kazanılmış..

Bu serüvendeki rolümün daha uzun yıllar sürmesini diliyorum..

1.yaşımı kutlamak için kendime bir hediye aldım ; Pastarda artık büyüdü ve yeni adresinde faaliyetine devam ediyor ;




Ben emeklerken yanımda olan ve desteğini hiç bir zaman eksik etmeyen diğer blog kullanıcısı arkadaşlarım beni yeni ikametimde de yalnız bırakmayacaksa , onlardan sayfalarında Pastarda 'ya verdikleri linki yeni adresime yönlendirmelerini rica edeceğim..